|
Kendime yazıyorum bunları. Hangi 3 kuruşluk züppe hakeder ki yazılmayı? Yeni insanlar tanımak çabasında olsaydım daha farklı davranıyor olabilirdim. Vaktinde denedik. İnsan değişmiyor, her yerde her zaman aynı. Sevmiyorum bu zamanın gençlerini, gençliğini. Hepsinin aklı hakikaten bir karış havada. Hep aynı sembollerin, şekillerin peşinde koşturup duruyorlar.
İçiyorum şimdi. Kafam iyi olacak gibi bir hava var şimdiden. Evimde olmayı isterdim şu anda. Çok daha sakin ve huzur içerisinde olurdum burayla kıyaslandığında. Bir hafta daha kalmam gerekiyor burada evime kavuşmak için. Gitmeliydim bu hafta da, hakikaten iyi olurdu. Alıp vereceğim yok buradakilerle, bu şehirde yaşayanlarla. Beş para etmez çoğu. Zor günler geçirmek de bir lütuf olabilir mi diye düşündün mü hiç? Acılar insanı olgunlaştırır diyip geçerler. Acılar terkedildikten sonra güzelliğinin farkına varılan ve belki de özlenmeyen yegane şeyler. Kazandıklarım var şüphesiz. Oysa ki genelde hep kaybettiklerimi düşünmüştüm o boşlukta yaşarken. Şimdi ise kazandıklarım ağır basıyor:) Muhattabım değilsin, bunları gerçekten izin vererek okutacağım sayılı kişi olacak. Bu yüzden yazdıklarım sana değil, ben iyi insanlara yazıyorum. En özet haliyle budur muhattaplarım. Hayata dair hala söylenecek çok şey var. Fakat artık hayatın nasıl işlediğini anlatmak pek ilgi alanımda değil, en azından bu gecelik. Erdeme ulaşmalı insan, adam adam gibi olmalı. Adamı adam yapan ise yaşadıklarıdır, yaşattıklarıdır. Herkes ister varlığını ortaya koymayı. Adam da adamlığını ortaya koymalıdır ki diğerlerine ibret olsun, bu dünyada bahsedilecek bir şeyler olsun. Aşkı anlatan, hayatın nasıl geçirilmesi gerektiğine dair gençlere nasihat veren, siyasi olayları çekiştiren bir yer değil burası, olmaz da. Öfkeyle başlamıştık hatırlarsan ve öfke kimsenin inkar edemeyeceği bir açıklıkla güce eşittir. Adam olmak için önce güçlü olacaksın. Ben kendimi adamdan saymasam burada işim olmazdı. Peki ya senin işin ne burada? Yazarım, bir sürü şey söylerim her şeye dair. Yeri gelir hüzünlenirim yeri gelir coşarım da. Dediğim gibi yapacak çok işim var artık. Bugünü geyiğe adadık kısmen, gerçi hayırlı işler yapmadık değil. Ama yine de daha fazlasını yapabilmeliydim, yarına kaldı. İstediğim sükunet yoktu bu gece etrafımda. Kendimle kalmaya müsaade etmediler yine. Gürültüler yetiyor beni kendimden koparmaya. Gerçi gece uzun, ilerleyen saatlerde neler yapabilirim bilmiyorum. 5 Ekim...
|