Sıkılmaya başladım. Yapacak pek fazla şey yok, biraz daha aktif olmam gerekiyor. Günler geçecek bir şekilde, ve ben günlerimi sonraları "bir şekilde geçti işte" diye anmak istemiyorum.

Çok fazla şey yapmamama rağmen kendimi yorgun hissediyorum, hissetmeye başladım. Haftasonu da sezmiştim bu yorgunluğu. Çeşitlilik katmak lazım hayata biraz daha.

Pek yazasım gelmiyor bu yorgunluktan ve sıkılganlıktan mütevellit.


Dünyamı bana bıraksınlar. Çevremde istemediklerimin varlığı var.

Bir rahatsızlığı başka bir tanesinin izlemesine izin veremem. Güçlü olunacak.. Yapacaklarımdan değil, yaptıklarımdan bahsediyor olmalıyım. Tekdüzeliğe isyan var içimde, çok proje gerçekleştiren birisi olmalıyım artık. Bu istekle ve isyanla beraber başladı iki sene öncesi. Şu anda geldiğim noktada daha çok biliyorum ve daha hazırım.

Nereden, nasıl başlamalı belirsizliği var. Para kazanmak istiyorum ve bu konuya çok daha ciddiyetle eğilmem gerekiyor. Beni meşgul edecek, uğraşım haline gelebilecek bir olay bu.

Sadece derslerle vakit geçirilmez, sıfat da yakıştırırlar öyle bir şeye kalkışsam. Yakıştıracakları sıfattan değil, hayatın monotonluğundan ürkerim öyle bir durumda.

Hala yorgunluk var. Nedir bu, nereden geldi böyle? Sevmedim, hiç sevmedim. Defolup gitsin başımdan ya da içimden. Güçlü ve arzulu olunması gereken bir pozisyonda bu tip bırakmışlıklar ve yorgunluklar işi engebeye sürer.

Ticarete atılacağım ya da başka bir şey yapacağım ama bir şekilde para kazanmaya başlayacağım. Sıradanların sıradan geyiklerinde gezinmek, vakit geçirmek adına vakit geçirtecek meşgalelere boyun eğmek yapacağım şey değil ve yapmıyorum da. Yalnızlığıma alıştım, bir takım sınırları yerlerine oturttum, şimdi önemli olan bundan sonrası. Dolu yaşamak deyiminden kim ne anlar meçhuldür ve benim kafamda da belli şekillere bürünebilen en azından sadece ipuçlarını görebildiğim bir "dolu yaşamak" kavramı var artık. Ulaşabilmek, ulaştırabilmek lazım.

Enerjini harcamazsan, enerjin içinde çürür. Neler yapabileceğimi gözden geçirip, daha meşgaleli ve daha dolu bir yaşam kurmak, şimdiye kadar belirlemiş sayabileceğim bir şey olabilir mi bu "belirsizlik arayışı" konulu sitede?

Yapmakta olduğum iki temel şey sayabilirim; derslere devam etmek ve bu siteyi hazırlamak, bu sitede yazmak. En az iki üç tane daha, normalde dört beş tane eylem eklenmesi gerekiyor bu listeye... Düşünüp bulmak, ne istediğimi bulmak, istedikten sonra da harekete geçmek durumundayım. İstediğim bir şeyi biliyorum, para kazanmak... Vakit kaybetmeden harekete geçilmeli bu yüzden.

Yabancı olduğum bir konu, bilmediğim bir durum bu ticaret, öğreneceğiz...


Normal olabilmek çabası değildi benimkisi. Bunu istemiyordum ve hala da öyle bir çaba içerisinde olduğumu düşünmeye karşı çıkıyorum. Zaten yeterince aynı tiplerden var, ben de onlar gibi olsam ne yazar.

Neden yaşıyoruz? Kim, ne götürecek buradan giderken, bu diyardan göçerken? Yaşadıklarımız yaşanmışlıklarıyla kalacak ve arkamızdan bir grup insan belli bir süre yas tutacak. Unutulup gideceğiz meselesi değil bu, gittiğimiz yere yanımızda ne götüreceğiz meselesi.

Aşık olanlar, zengin olanlar, mutlu olanlar.. Hepimiz aynı değil miyiz özünde? Ben yaşamamışım, o yaşamış ne kadar farkeder? Oysa bir bencilliğe kapılmış gidiyoruz, hep kendimiz için iyisini istiyor, kendi mutluluğumuz ve arzularımız için çabalıyoruz. Kuluz biz, kul olarak geldik, kul olarak da gideceğiz. Nedir bu bencillikler, arzular, bitmeyen hırslar... Yanlış anlaşılmasın, bir kul olmama isyanım yok, karşı olduğum hayatlarımızı aynı oyuna göre planlamamız.

Devam
Index
Anasayfa