|
Zor günler geçirdim, işi daha da zorlaştıransa "zor" ların aynı oluşu, sürekli tekrarlanışıydı. Aynı akşamüstüleri, boşluğun, hiçliğin sessiz tekdüzeliğinde vücudunu kılıçtan geçiren, sıkıntıları bir canavara dönüştüren dertler, dert... Derde kaçıştan başka çarenin olmadığı bir çıkmaz sokak hissi, bir çaresizlik döngüsü, bir bırakmışlık tepkisi.
Yapman gerekenler ve yapmayı hiç istemediklerin... Hiç istemediklerinin herşeyi kaplaması.. İstemediklerinin istediklerin haline gelmesine çabaladığında hayal ettiğin monotonluğun yarattığı umutsuzluk ve depresyon. Aynı'dan başka ve de daha da bir aynıya geçişin ortaya koyduğu çaresiz ve imkansız bir kabullenmişlik,bir isyan. Buydu çok öğlen ve akşamüstü hissettiğim. Akşam üzerlerini genelde sevmiyorum belki de. Geceler çok daha güzel kıyaslandığında. Dolu yaşamam gerekiyor. Çok meşgalem olmalı, az boş vaktim kalmalı. Çok çalışmak çok derse girmek bu yüzden iyi. Günlerin bu şekilde aynılığın parçası haline gelmesini istemiyorum, sürekli düşünerek geçirilen vakitler geride kaldı artık. Düşünecek kadar boşluğu her zaman bulurum, bu yüzden fiziksel meşgalelerimden taviz vermeme gerek yok ayrıca düşünmek için. Ama bu akşam üstünü hiç sevmedim. Bir an önce gece olsa keşke. Çok daha iyi olacak, biraz daha sakin ve dengede bir modu yakalayabilmem açısından iyi olacak. 4 Ekim, 2001... 17:54..
|